Şu kâinatın Sahip ve Mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve her tarafı görerek tedvir ediyor ve herşeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve herşeyde görünen hikmetleri, gayeleri, faideleri irade ederek tedvir ediyor.
(Demek oluyor ki bizim karşımıza gelen her hadise Allah’ın tasarrufunda.Öyleyse neden böyle böyle oldu sorusunu sorarsak Allah’ın hikmetine itiraz etmiş oluruz ki; Üstad hazretleri "Rahmetini ittiham etme,hikmetine itimad et..."diyor."Rahmeti ittiham eden rahmetten mahrum kalır".Biz kuluz.Ve kulun vazifesi emre itaat ve yasakları yapmamakla sahibinin sadece rızası için çalışmak.Yine Üstad hz. başka bir risale de "…nasıl ki mahir bir san’atkâr, kıymettar bir elbiseyi murassâ ve münakkaş surette yapmak için, bir miskin adamı, lâyık olduğu bir ücrete mukabil model yaparak, kendi san’at ve maharetini göstermek için, o elbiseyi o miskin adam üstünde biçer, keser, kısaltır, uzatır; o adamı da oturtur, kaldırır, muhtelif vaziyetler verir. Şu miskin adamın hiçbir hakkı var mıdır ki, o san’atkâra desin: "Beni güzelleştiren bu elbiseye neden ilişip tebdil ve tağyir ediyorsun ve beni kaldırıp oturtup meşakkatle benim istirahatimi bozuyorsun?".Anlaşılıyor ki şu kainatın Sahibi her işi hikmetle yapıyor ve itiraza hakkımız yoktur.)
Dersin Devamını Oku »